Acısıyla tatlısıyla Peru

Ne kadar zor yazmak bazen. Yazacak çok şey olması, anlatacak onca macerayı düşündükçe kalbimin patlayacak gibi olması ama kafamda oraya buraya saçılmış anıları toparlamaya çalıştıkça ısrarla dağılmaları :) Her zaman ki gibi böyle şuraya gittim şu oldu bu oldu diye yazıyordum. Sonra dur dedim aylar geçti, toparlayıp tavşanın suyunun suyu …

Devamı…

Ekvator Notları V Peru aç kapını

Vilcabamba’dan Kolombiyalı dostlarımızla beraber yola koyulduk. İlk gün sıkı bir rampa ile önce Yangana’ya varıp karnımız doyurduk sonra warmshowers üyesi Javier’in çiftliğine doğru tırmanışa devam ettik.   Meğer bizi misafir eden Rogelito amcanın oğluymuş Javier ve aslında Yangana’da arasaymışız aşağıda internetli filan evi varmış bisikletlileri de orada ağırlıyormuş. Çiftliğe varıp …

Devamı…

Ekvator Notları III Ingapirca

  El Tambo’dan köpeklerle dolu ufak köy yolundan kıvrıla kıvrıla Ingapirca’ya tırmandım.               Ay taşları! Taşların üzerindeki deliklere su doldurup astrolojik gözlem için kullanmışlar. Deliklerden dolayı ay yüzeyine benzediğinden ay taşı olarak adlandırılmış.   Kolonyal dönem ve sonrasında inkaların kullandığı taşlar kilise ve ev …

Devamı…

Ekvator Notları II Chimborazo – El Tambo

Blog sayfası arkadaşım David Bell’in uzun uğraşları sayesinde düzeldi. Facebook sayfasındaki notları buraya aldım Efendiiim, düştük Ambato’dan yollara. Yolumuz via Flores üzerinden dünyanın merkezinden en yüksek dağ olan Chimborazo Volkanı. Nasıl güzel bir yol size anlatmam mümkün değil! Bir kaç kilometre sonra şehrin kakafonisinden ve trafiğinden uzakta tek gidiş gelişli …

Devamı…

Ekvator Notları I

Söz verdiğim gibi çok kısa bir ara ile yazılara devam! Eveeet nerede kalmıştık? Tam bir gerizekalının başkanı gibi Meksika’ya dönüp para kazanmaktansa çalışıp para kaybedip (burada bizim hükümetin de rölü büyük unutmadan ekleyeyim) sonunda Ekvator’a geri döndüm. Sangolqui’de beni geçen sene misafir eden Sebastian yine ricamı kırmadı ve kendisi Quito’ya …

Devamı…

Neler oldu neler – Özet I

Uzun zaman oldu yazmayalı, ısrarla takip eden, seven ve okuyan herkese yeniden merhaba! Neden yazmadın derseniz size sayfalarca neden sıralayabilirim ve yine yazmam gerekenleri yazamayabilirim. Diyelim tembellik, diyelim her şey üstüste geldi, ipin ucu kaçtı bulamadım, diyelim yazacak yanlarım ağrıyordu. Öpüşüp barışalım ve ben size yine tatlı tatlı anlatayım. Sıkı …

Devamı…

Kolombiya Notları IX Mocoa Sibundoy arası Ölüm Yolu

San Agustin’den ayrılıp Mocoa’ya doğru yola koyuldum koyulmasına da ne google, ne gps haritamda bu bölgedeki yerleşim hakkında hiç bir bilgi yok. Sora sora Bağdat bulunurmuş döküldük yollara. Rampa sardır, in çık, derken bayağı orman içinden salınarak gider olduk. Etrafta in cin top oynuyor. Akşamüstü altı civarı askeri kontrol noktasına …

Devamı…

Kolombiya Notları VIII San Agustin

Bisiklet lambamın ışığıyla kapkaranlık yolda önüme fırlayan köpekleri atlatıp San Agustin’e akşam 8:00 civarı vardığımda dizlerim hala titriyordu. Şansıma Gönüllü İtfaiye İstasyonu beni geri çevirmedi. Ertesi gün günlük keşifler yapabilmek için Cuchumelo’yu bırakıp gidebileceğim ucuz bir otel odasına yerleştik. Cuchumelo’nun da keyfi yerindeydi. Odada türlü çeşit cambazlıklar, odadan firar etmeler …

Devamı…

Kolombiya Notları VII Neiva, Hobo, Timana

“Aslına bakarsan yazmak için ilham perisinden ziyade disipline ihtiyacım var sanırım. Tembellik etmesem de her gün yazabilsem, kimbilir belki bir gün başarırım.” Tatacoa Çölünden ayrılıp Villavieja’ya vardım. Parkta Cuchumelo’yu biraz dinlendirdikten sonra yola koyulduk. Neiva’ya akşam üzeri vardım varmasına da İtfaiye İsasyonuna ulaştığımda hava kararmıştı. Vardiyalı çalıştıklarından yeni gelenlerin yerlerini …

Devamı…